BELÇİKA'YA GİTMELİMİ? NASIL GİDERİM?

  Belçika’da Brüksel’de yaşadığım 5 ay içinde çok değişik tecrübeler edindim. Avrupa Komisyonunda stajyer olarak bu zamanı geçirmem tabiki bunda epey faydalı oldu. Bir yandan Schuman civarında takıldığım elit ortamlarda Avrupa Birliği kulislerinde Türkiye’ye ve Türklere nasıl bir yaklaşım sergilendiğini, diğer yandan da St. Jones ve Merode sokaklarında attığım voltalarla bir Türk olarak Avrupa’da yaşamanın nasıl bir yaşam biçimi olabileceğini anlamış oldum diyebilirim. Hele de Malenbeek istasyonu yanındaki Irish Pub’da yalnız geçirdiğim Cuma akşamları daha da tecrübelerimi arttırmış oldu! Şimdi ne politika ne de sosyoloji konuşacak değilim, anlatmak istediklerim genç bir Türk delikanlısının merak edeceği cinsten şeyler olacak...

Belçika... Aslında ikiye bölmek lazım bu ülkeyi, belki de üçe... Flemish, yani Flaman bölgesi, Wallon, yani Frankafon bölgesi, ve belki de Fransızca Bruxelles, Flamanca Brussel ve İngilizce Brussels, yani Brüksel! Dört lisanda söylüyorum çünki burada tam bir multicultural yani çok kültürlü bir ortam mevcuttur... ve Brükseli Avrupanın kalbi yapan şey de sadece AB’nin merkezi olması değil bu özelliğidir. Ve de ben bu özelliği sıkıcı ve bazen de boğucu İngiltere günlerinden sonra pek çok kereler özlemişimdir!

Belçika’ya gitmek isterseniz en güzel ortamın Brükselde olacağını iddia edebilirim. Veya Fransız tarafında... gerçi oraları görmüş değilim pek ama Fransızca konuşan Belçikalıların daha cana yakın ve yabancıları, hele de Türkleri kabul eder cinsten olduğu bilmek zor değildir. Antwerpen veya Anvers veya Gent gibi Flaman taraflarında biraz daha ırkçılık kokusu alırsınız ya da soğukluk hissedebilirsiniz, hele de Türkseniz...

Peki nasıl gidilebilir Belçikaya? Göçmenlik ve benzeri hadiseler nasıl cereyan etmekte? Aslında Belçikanın göçmenlik kanunları diğer Avrupa ülkelerine göre daha kolaylık içermekte bence... Özellikle öğrenci vizesi (student visa veya visa d’etudiant) veya evlilik için... Ama çalışma izni veya işçi vizesi için çölde kutup ayısı olmanız durumunda bu mümkün! Yani baya zor anlıcanız.. ama atom mühendisiyseniz felan bilemem.. neyse abartmıyayım ama iyi bi maaşlaysanız (mesela genelde 2500 euro aylık en az gibi) ve mesleğinizde fazla eleman yoksa, mesela IT alanları gibi, çok da zor değil...

Öğrenci olarak gitmek çok mantıklı... Çünki zaten çoğu programın öğrenim öğremi öğrenim ücreti çok düşük. Mesela Brüksel üniversitesinin bi çok master programının yıllık ücreti 500-1000 euro civarında (
http://www.vub.ac.be/english/postg.html... yani bi kabul alın ardından bankada 1000 euro artı 7-8.000 euro yıllık harçlık gösterin ve de bi garantör vizede zorlanıcanızı sanmam... oraya gittiğinizde ilk bi ayda belediye dedikleri commune’e gidiyorsunuz ve carde sejour yani oturum kartı alıyorsunuz. 1 yılın sonunda da başka bi programa katılcaksanız uzatabiliyorsunuz URL.

Yalnız şunu unutmayın oturum meselesinde bir statüden diğerine geçiş zor oluyor, ben deniyordum zor olacak gibiydi..

Allah razı olsun bir Türk yardımcı olmaya kalktı, az kalsın 4000 euromu cebine indiriyordu adi herif...!! çok zor kurtardım parayı o da tamamını değil... Note : Avrupa’da maalesef Türkler arasında bir dayanışmadan söz edilemez... Çoğu kendi cebini doldurma peşinde maalesef... O yüzden ne Belçikada ne de başka bi ülkede, sağolsun dönercinin yapacağı türk indiriminden başka bir şey beklemeyin... Ben az türkle konuşmadım elimden tutarlar diye, sağolsun hepsi de sırtımı sıvazlamak ve de bol bol kendi yaptıklarımı ballandıraraktan anlatmak suretiyle beni nazikçe salladılar.. Ancak her ne hikmetse bir çok yabancıdan fayda görmüşümdir... Ah bizim bi Türkler niye böyle birader diye az dertleşmedik oralarda!

Bir de şundan bahsetmeli... ya orada hayatınızın aşkını bulur evlenirseniz? Ama şunu da not edin ki, avrupalı kızların çoğu gibi belçikalı hatunlar ‘walla benim önce 2-3 yıl flört etmem lazım şekerim’ havasındadır, yani öle Allahın emri peygamberin kavliyle olmuyor bu işler oralarda... her neyse diyelim ki ikiniz de bekarlık sultanlıktır demeyi bırakıp evleniyorsunuz... Bu işin göçmenlik boyutu nedir?

Şimdi belgelerle beraber orda evliliği yapıp Commune’a gidiyorsunuz kolayca hemen 5 aylık oturum kartı veriyorlar... (evlilik için gerekli Brüksel elçiliğimizden alacağınız bekarlık belgesinin 1-2 ayda geleceğini unutmayın ama). 5 ay içerisinde polis 1 veya 2 defa evinize gelip gerçekten evlilik hayatı yaşıyormusunuz berabermisiniz diye bakar. Ardından 5 ayın sonunda yine commune’e gider 5 yıllık oturum kartı alırsınız... 3 yıl evlililiğin sonunda da vatandaşlık alırsınız. O zamana kadar boşanır ayrılırsanız, yine alabilirsiniz ama takdir onlarındır... Bir de kanuna göre, evlilik öncesinde belçikada 3 aydan fazla ikamet etmiş birisi evliklikten 6 ay sonra vatandaşlığa başvurabilir gibi bir madde vardır ama ne derece uygulanıyor bilemiyorum...

Ayrıca göçmenlik kanunları konusunda daima Fransız commune’lerini tercih etmekte fayda vardır yani o muhitlerde oturuyorsanız tabi, zira Flaman commune’lerinde farklı ve daha zor uygulamaların olabildiği duymuştum çok kereler...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !